Bir zamanlar insanlar tahtadan putlar yapardı. Taştan, tahtadan bir şekil çıkarır, sonra onun önünde eğilirlerdi. “Bunu büyüklerimiz yapmış, biz de böyle yaparız.” derlerdi. Yıllar geçti. […]
Devamını okuKategori: Hikaye
KUZEYİ UNUTAN PUSULA
Çatı katındaki ceviz sandık açıldığında içeriye naftalin kokusu değil, sanki bir asır öncesinin barut ve dağ kokan rüzgârı doldu. Kerem, sandığın dibindeki tozlu kadife örtüyü […]
Devamını okuSESSİZLİĞİN SESİ
O sabah dünyada hiç kimse konuşamadı. Ne anneler çocuklarını uyandırabildi, ne öğretmenler yoklama alabildi, ne de radyolardan sabah haberleri duyuldu. İnsanların sesleri kaybolmuştu. Ama en […]
Devamını okuBU DEĞİRMENİN SUYU NEREDEN GELİYOR
O gün yine arkadaşlarımla mektepten çıktık ve testilerimize su doldurmaya gittik. Eve giderken su götürmek, çocukların işiydi. Suyu doldururken herkes ödevini oracıkta bitirirdi. Çünkü çınar […]
Devamını okuBİR GÜNLÜK ÖMÜR
Güneş daha gözlerini yeni açarken küçük bir kozanın üzerinde ince bir çatlak belirdi. Çatlak yavaş yavaş büyüdü. Bir süre sonra kozanın içinden minik bir […]
Devamını okuAĞAÇ KÜTÜPHANESİ
Pencereden dışarıya bakıyordum. Hava hafif rüzgarlıydı. Sonbahara dayanamamış yapraklar, sararıp dökülmeye başlamıştı. Bazı dallarda ise yeşil kalmış, düşmemiş yapraklar vardı. Neden bazıları sararıp dökülmeye başlamışken […]
Devamını okuMUHTEŞEM BİR SANAT
Her gün, aynı olayı farklı şekillerde yaşıyordu. Aynı güneş, aynı dağların arkasından tıpkı dün gibi batıyordu. Ama her akşam yeni bir resim çiziyordu. Bugün öncekinden […]
Devamını okuKIRIK PUSULA
Bir zamanlar, dağların arasına kurulmuş, taş sokakları çiçeklerle süslü küçük bir kasaba varmış. Bu kasabada yaşayan insanlar birbirlerini çok sever, sabahları karşılaştıklarında gülümseyerek selam verirlermiş. […]
Devamını okuKALPTEN MEKTUP
Sabah güneşi, eski saat kulesinin taşlarına altın rengi çizgiler bırakırken küçük bir güvercin kulenin en yüksek penceresine kondu. Diğer kuşlar gibi yalnızca yem aramıyor, kanat […]
Devamını okuBENİM SIRAM NE ZAMAN?
Oyun saati gelmişti. Yanlarına vardığımda sayışmaya başlamışlardı. “Ben de oynayacağım, beni de sayın,” dedim. “Hayır! Geç kaldın. Grupları oluşturduk,” dediler. Ahmet “İkinci turda alırız seni,” […]
Devamını oku




