Dilara, sınıfta en çok pencerenin yanındaki sırayı severdi. Oradan gökyüzünü görebiliyor, teneffüslerde bahçedeki ağaçları izleyebiliyordu. Bir de sınıfta kimsenin oturmadığı bir sandalye vardı. Dilara o […]
Devamını okuKategori: Hikaye
KAMUFLAJ BATTANİYEM VE ÖDEVLER
Merhaba, ben Vera. Bu yaz, üzerinde yürürken Mars’ta hissettiren, Wadi Rum Çölü’nün bulunduğu, sokaklarında harnup şerbeti satan amcaların dolaştığı “o ülkeye” geziye gittik. Babamla gezmeyi […]
Devamını okuÜÇ SIR VE ESKİ SAAT
Hamza, Ayça, Alya ve Hakan okul çıkışında her zamanki yoldan eve dönüyordu. O gün hava biraz farklıydı. Gökyüzü griydi. Rüzgâr, kaldırımlardaki kuru yaprakları sürüklüyor; mahallenin […]
Devamını okuBİR ŞEY MERAK ETTİM-YAĞMURUN HİKAYESİ
“Anne, parka çıkabilir miyiz artık?” diye sordu Ela. “Salıncaklara binmek için sabırsızlanıyorum!” “İşim bitti, tatlım. Haydi, çıkalım.” Ela annesinin elini tuttu. Birlikte apartmandan çıkıp parka […]
Devamını okuKENDİ KALBİNE BAKMAYI ÖĞREN
Bir zamanlar insanlar tahtadan putlar yapardı. Taştan, tahtadan bir şekil çıkarır, sonra onun önünde eğilirlerdi. “Bunu büyüklerimiz yapmış, biz de böyle yaparız.” derlerdi. Yıllar geçti. […]
Devamını okuKUZEYİ UNUTAN PUSULA
Çatı katındaki ceviz sandık açıldığında içeriye naftalin kokusu değil, sanki bir asır öncesinin barut ve dağ kokan rüzgârı doldu. Kerem, sandığın dibindeki tozlu kadife örtüyü […]
Devamını okuSESSİZLİĞİN SESİ
O sabah dünyada hiç kimse konuşamadı. Ne anneler çocuklarını uyandırabildi, ne öğretmenler yoklama alabildi, ne de radyolardan sabah haberleri duyuldu. İnsanların sesleri kaybolmuştu. Ama en […]
Devamını okuBU DEĞİRMENİN SUYU NEREDEN GELİYOR
O gün yine arkadaşlarımla mektepten çıktık ve testilerimize su doldurmaya gittik. Eve giderken su götürmek, çocukların işiydi. Suyu doldururken herkes ödevini oracıkta bitirirdi. Çünkü çınar […]
Devamını okuBİR GÜNLÜK ÖMÜR
Güneş daha gözlerini yeni açarken küçük bir kozanın üzerinde ince bir çatlak belirdi. Çatlak yavaş yavaş büyüdü. Bir süre sonra kozanın içinden minik bir […]
Devamını okuAĞAÇ KÜTÜPHANESİ
Pencereden dışarıya bakıyordum. Hava hafif rüzgarlıydı. Sonbahara dayanamamış yapraklar, sararıp dökülmeye başlamıştı. Bazı dallarda ise yeşil kalmış, düşmemiş yapraklar vardı. Neden bazıları sararıp dökülmeye başlamışken […]
Devamını oku




