GÜVENMEK

Hiç gözlerinizi kapatıp bir arkadaşınızın sizi yönlendirmesine izin verdiniz mi? “Merak etme, ben buradayım.” dediğinde ona inanıp yürüdünüz mü? İşte güvenmek biraz buna benzer.

Güven, insanlar arasında görünmeyen bir köprü gibidir. Bu köprüyü kurmak zaman alır ama bir kez kurulduğunda bizi birbirimize yaklaştırır.

Bir arkadaşımız sırrımızı başkalarına anlatmadığında, verdiği sözü tuttuğunda veya zor bir günümüzde yanımızda olduğunda ona güvenimiz artar. Çünkü güven sadece “Sana inanıyorum.” demek değildir; davranışlarımızla da güvenilir olduğumuzu göstermek demektir.

Ama unutma, güvenmek herkese hemen inanmak anlamına gelmez. Bazen içimizde küçük bir ses “Burada dikkatli olmalıyım.” diyebilir. Böyle hissettiğimizde güvendiğimiz bir yetişkine anlatabiliriz. Çünkü gerçek dostlukta kendimizi güvende, değerli ve rahat hissetmemiz gerekir.

Peki ya güvenimizi kaybedersek?

Üzülmek çok normaldir. Fakat güven yeniden kurulabilir. Bunun için dürüst olmak, özür dilemek, verdiğimiz sözleri tutmak ve karşımızdaki kişiye zaman tanımak gerekir. Belki de güvenin en güzel tarafı şudur:

Birine güvenmek kadar, güvenilebilen bir insan olmak da çok değerlidir.

Bugün kendine şu soruyu sor:

“Ben arkadaşlarımın güvenebileceği nasıl bir insanım?”Belki küçük bir iyilik, tuttuğun bir söz ya da arkadaşının yanında olmak, o görünmeyen köprünün bir taşını daha yerine koyar.

Unutma; güven küçük davranışlarla başlar, güzel dostluklara dönüşür.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir