Sevgili okur, hiç başka bir çocuğa bakıp “Keşke benim hayatım da onunki gibi olsaydı!” dediğin oldu mu? Belki arkadaşının aldığı yüksek nota baktın ve kendi […]
Devamını okuYazar: Elif Zümra Özşahin
EKRANIN ÖTESİNDEKİ DÜNYA
Bir dakika durup etrafına bakmaya ne dersin? Hadi gel, birlikte çok önemli bir şey fark edelim: Etrafında kaç kişi telefonuna bakıyor, kaç kişi gerçekten yanında […]
Devamını okuSESSİZLİĞİN SESİ
O sabah dünyada hiç kimse konuşamadı. Ne anneler çocuklarını uyandırabildi, ne öğretmenler yoklama alabildi, ne de radyolardan sabah haberleri duyuldu. İnsanların sesleri kaybolmuştu. Ama en […]
Devamını okuBİR GÜNLÜK ÖMÜR
Güneş daha gözlerini yeni açarken küçük bir kozanın üzerinde ince bir çatlak belirdi. Çatlak yavaş yavaş büyüdü. Bir süre sonra kozanın içinden minik bir […]
Devamını okuKIRIK PUSULA
Bir zamanlar, dağların arasına kurulmuş, taş sokakları çiçeklerle süslü küçük bir kasaba varmış. Bu kasabada yaşayan insanlar birbirlerini çok sever, sabahları karşılaştıklarında gülümseyerek selam verirlermiş. […]
Devamını okuKALPTEN MEKTUP
Sabah güneşi, eski saat kulesinin taşlarına altın rengi çizgiler bırakırken küçük bir güvercin kulenin en yüksek penceresine kondu. Diğer kuşlar gibi yalnızca yem aramıyor, kanat […]
Devamını okuMAĞARADAN BİR DERS
Yaz güneşi gökyüzünde pırıl pırıl parlıyor, kuşlar neşeyle ötüyordu. Okullar kapanmış, Barış’ın heyecanla beklediği yaz tatili sonunda başlamıştı. Bu yazın onun için ayrı bir önemi […]
Devamını okuBİR DAMLA CESARET
Bir zamanlar yemyeşil ağaçların ve rengârenk çiçeklerin bulunduğu bir kasaba vardı. Bu kasabada yaşayan herkes yağmuru çok severdi. Yağmur yağınca dereler coşar, çiçekler açar, kuşlar […]
Devamını okuGÖKYÜZÜNDEKİ DÖRT KARDEŞ
Bulutların en yumuşak olduğu, gökkuşaklarının yere değmeden önce dinlenmek için uğradığı gizli bir yer vardı. İnsanlar oraya ne uçakla gidebilirdi ne de teleskopla bakabilirdi. Çünkü […]
Devamını okuGÖKYÜZÜNÜN SESSİZ USTASI
Yaz akşamları Aras için bambaşka bir dünyaydı. Güneş dağların arkasına çekilirken gökyüzü turuncudan pembeye, pembeden laciverte dönerdi. Sokaktan çocuk sesleri gelir, ağaçların yaprakları hafifçe sallanırdı. […]
Devamını oku




