19 Mayıs sabahıydı. Güneş sokaklara yavaş yavaş ışık saçıyordu. Balkonlarda kırmızı-beyaz bayraklar dalgalanıyor, uzaktan marş sesleri geliyordu.
11 yaşındaki Göktuğ gözlerini heyecanla açtı. Bugünü haftalardır bekliyordu çünkü okulda büyük bir 19 Mayıs gösterisi yapılacaktı. Öğretmenleri, herkesin bu özel gün için bir görev alacağını söylemişti. Göktuğ da arkadaşlarıyla birlikte şiir okuyacaktı.
Hemen yatağından kalktı. Pencereden dışarıya baktığında her yerde bayraklar gördü. Karşı apartmanın balkonunda büyük bir Türk bayrağı dalgalanıyordu. Hafif rüzgâr estikçe bayrak sanki gökyüzü ile konuşuyordu.
Göktuğ içinden düşündü: “İnsanlar neden bu kadar mutlu ve gururlu acaba?”
Kahvaltıya indiğinde dedesi çay içiyordu. Masanın üzerinde eski, küçük bir bayrak vardı. Bayrağın kenarları biraz yıpranmıştı ama çok özenli saklandığı belliydi.
“Dede,” dedi Göktuğ merakla, “bu bayrak neden bu kadar eski?”
“Bu bayrak yıllardır bizimle.” dedi dedesi. “Ben küçükken de böyle özel günlerde çıkarılırdı. Çünkü bu bayrak bize birlik olmayı, umut etmeyi ve vazgeçmemeyi hatırlatır.”
Göktuğ dikkatle dinliyordu. “Peki 19 Mayıs neden önemli?” diye sordu.
Dedesi pencereye baktı. Dışarıdan çocuk sesleri geliyordu. “Çünkü,” dedi yavaşça, “19 Mayıs milletimizin yeniden ayağa kalktığı günlerden biridir. İnsanların özgür yaşayabilmesi, çocukların güven içinde büyüyebilmesi için atılan büyük ve çok önemli bir adımdır.”
Göktuğ bir süre düşündü. Sonra sessizce, “Yani bugün sadece kutlama günü değil, öyle mi?” dedi.
Dedesi başını salladı. “Elbette, eğlenmek ve kutlamak güzel.” dedi. “Ama aynı zamanda geçmişteki insanların cesaretini ve sevgisini hatırlama günüdür.”
Okula giderken Göktuğ etrafa daha farklı bakmaya başladı. Yollarda yürüyen insanlar gülümsüyordu. Çocuklar ellerinde bayraklarla koşuyor, bazı dükkanlardan marşlar çalıyordu. Gökyüzü masmavi görünüyordu.
Okul bahçesi rengarenkti. Her yerde kırmızı-beyaz süslemeler vardı. Öğretmenler hazırlık yapıyor, öğrenciler sıralarına geçiyordu.
Gösteri başladığında ilk önce marşlar söylendi, sonra şiirler okundu. Sıra Göktuğ’a geldiğinde kalbi hızla atıyordu. Derin bir nefes aldı ve şiirini güçlü bir sesle okudu. Şiir bittiğinde herkes alkışladı.
O anda Göktuğ kendini mutlu hissetti. Çünkü artık 19 Mayıs’ın sadece bir tören olmadığını anlamıştı. Bugün umut, birlik ve geleceğe inanmak demekti.
Kutlamanın sonunda çocuklar hep birlikte bayraklarını havaya kaldırdı. Rüzgâr hafifçe esti, bayraklar dalgalandı. Göktuğ gökyüzüne baktı ve içinden bir dilek tuttu: “Ben de büyüyünce ülkeme faydalı bir insan olacağım.”
O gün eve dönerken yüzünde kocaman bir gülümseme vardı. Çünkü artık biliyordu ki 19 Mayıs, gençlere bırakılmış en güzel umutlardan biriydi.




