Bir zamanlar Mekke’de yaşayan bir aile ve bu ailenin küçük bir çocuğu vardı. Bu çocuk, Hz.
Muhammed’i (s.a.v.) çok severdi. Bazen ona görünmeden mescide girer, Peygamber
Efendimiz namaz kılarken onu izleyerek hareketlerini taklit ederdi. Bir gün Peygamber
Efendimiz çocuğu fark etti ancak hiç ses çıkarmayıp sadece gülümseyerek namazına devam
etti.
Namazı bitince çocuğa döndü ve “Gel bakalım, Minik Sahabe!” dedi. Çocuk korkarak,
“Efendim, kötü bir şey yapmak istemedim. Sadece sizi namaz kılarken görünce ben de namaz
kılmak istedim.” diye cevap verdi. Peygamber Efendimiz, “Aferin Minik Sahabe! Bundan
sonra namazlarımızı hep beraber kılalım.” diyerek onu onurlandırdı. Çocuk ise büyük bir
içtenlikle “Ben o putlara inanmıyorum, sana inanıyorum.” dedi.
Efendimiz, çocuğu Mekke’nin merkezine götürerek oradakilere şöyle seslendi: “Bakın Ey
Ahali! Siz o putlara inanıyorsunuz ama bu küçük çocuk bile Allah’ın yüce olduğunu biliyor.”
Ardından ellerini açarak: “Ey Allah’ım! Sen yüceler yücesisin. Buradaki bütün insanlara
Müslüman olmayı nasip et.” diye dua etti.
Bu sözler üzerine bazıları çocuğun doğru söylüyor olabileceğini düşünse de inanmayanlar
öfkeyle bağırdı: “O bir yalancı! Bizim tek yücemiz putlardır, kimse ona inanmasın! O çocuğu
da yalanlarıyla kandırmış!” Bu tartışmanın ardından kalabalık dağıldı.
Peygamberimiz çocukla birlikte mescide geri döndüğünde aniden üç kişi içeri girdi.
Efendimize: “Madem Müslüman olmamızı istersin, anlat bize bu dini.” dediler. Efendimiz
onlara İslam’ı anlatmaya başladı. Dinledikçe kalpleri yumuşayan bu kişiler, gözyaşlarına
boğuldular. Efendimiz onlara, “Hâlâ geç değil, gelin Müslüman olun. Allah çok
merhametlidir, sizi affeder.” dedi.
Onlar da: “Ey Allah’ın Resulü! Bundan sonra putlara değil sadece sana ve senin getirdiğine
inanacağız.” diyerek Kelime-i Şehadet getirdiler. “Allah’ım bizi affet, biz yanlış yola saptık.”
diyerek gözyaşları içinde tövbe ettiler.
O günden sonra Müslümanların sayısı giderek artmaya başladı. Peygamber Efendimiz çok
mutluydu çünkü artık hep beraber ibadet ediyor, Allah’a yöneliyorlardı. Efendimiz o minik
sahabeyi karşısına çıkardığı ve bu güzel başlangıca vesile kıldığı için Allah’a bol bol şükretti.
Minik sahabe ve diğer Müslümanlarla birlikte İslam, Mekke’de yavaş yavaş yayılmaya devam
etti.
İlknur DALAR
YAŞ:12
DİYARBAKIR





Maşallah küçüğüm, öncelikle şunu söylemek isterim ki doğru cesareti isabetli bir yerde kullanmış olmanı tebrik ediyorum. Üzerimde oldukça tesirli oldu. Aynı zamanda henüz farkında olmadığım çok güzel bir bilgiyi de senin vesile oluşun ile deneyim de bulundum. Allah razı olsun ve daim etsin, hayırlı bereketli ömürler nasip etsin. Uygun sözcükleri bir araya getirmekte zorlanan ve noktalama ve imla da dahi oldukça eksik olan ben kusur ettiysem affola.