KARNE HEYECANI

Bir çocuğun en somut başarısı karne notları gibi görünür. Orada yazan puana göre değer biçeriz. Peki bu tutum ne kadar doğrudur? O çocuğun bir yıl boyunca gösterdiği gayreti, emeği sadece alacağı nota göre mi değerlendireceğiz?

Karne günü bir hesaplaşma günü olmamalıdır. O gün geldiğinde birçok öğrenci elinde karnesiyle evine döner. Kimi daha kapıdan girmeden sevinçle sallar elindekini, kimisi içinse karnesi bir utanç, bir hüzün tablosudur. İyi karnede çocukla birlikte mutlu olduğumuz gibi, düşük not gelen bir karnede de çocuğumuza anlayışlı olmalıyız. Yıl boyunca onun ne kadar yanındaydık, onu ne kadar gördük ya da görmezden geldik? Bir veli olarak şapkayı önümüze koymalı, dönem boyunca gerekli desteği verip vermediğimizi düşünmeliyiz.

Henry Ford “Hatalar değil çareler bulun.” derken ne kadar da haklıdır. Bir yıl boyunca kontrolünü sağlamadığımız, verimli çalışması için bir çare bulamadığımız, ders çalışma alışkanlığını edinememiş çocuk, tek suçlu değildir. Çocukların sınavının bittiği yerde biz ebeveynlerin sınavı başlar. Çevre baskısı, anne babanın kendi hayal kırıklığı, çocuğun özünü görmeyi engeller. Sonuç odaklı bir yaklaşım çocukta farklı düşünceleri de beraberinde getirir. “Ben sadece iyi not alınca seviliyorum.” şeklinde düşünen çocuk sürece değil, sonuca odaklanır.

Her çocuğun kapasitesi ve öğrenme şekli birbirinden farklıdır. Asıl önemli olan: iyi karne alan çocuğun sevincini paylaşıp notunun değil emeğinin önemli olduğunu vurgulamak, kötü karne getiren çocuğunsa üzüntüsünü paylaşıp beraber eksikleri ve yapabileceklerimizi belirlemektir.

Albert Einstein’ın güzel bir sözü vardır: “Hiç hata yapmamış bir insan ‘hiçbir şey denememiş’ demektir.” Elbette bir çocuk öncelikle kendi motivasyonunu sağlamalıdır. Ancak şu da bilinmektedir ki öğrenciler için verilen destek, gelişim süreçlerinde önemli bir güç kaynağıdır.

Sevgiyle yaklaşılan, özüne önem verilen, hatalarıyla kabul gören her çocuk, öz saygısı gelişmiş, değişime açık, hayata güçlü bağlarla tutunan ve mücadeleden vazgeçmeyen bir insan olacaktır. Unutmayalım ki iyi karne de kötü karne de unutulur. Unutulmayan bir çocuğun yüreğinde hissettirdiklerimizdir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir