Zaman su gibi akıp geçiyor ve takvimler bizi yine o en cıvıltılı, en heyecanlı dönemeçlerden birine ulaştırıyor. Okullar tatil oluyor, sokaklar çocuk sesleriyle şenlenmeye hazırlanıyor. Günlerdir evlerde, sınıflarda tatlı bir telaş var: Beklenen o karne günü geldi çattı!
Koca bir eğitim-öğretim yılı boyunca çocuklarımız sabahın erken saatlerinde yollara düştüler, sıraları doldurdular; zihinlerini ve kalplerini açtılar. Sadece ders çalışmadılar; paylaştılar, arkadaş oldular, büyüdüler ve heybelerine unutulmaz hatıralar biriktirdiler. Bir yıl boyunca sergilenen o muazzam emeğin, sabrın ve azmin karşılığı, şimdi birer karne notu, birer takdir ya da teşekkür belgesi olarak ellerinde duruyor.
Şüphesiz ki başarı güzeldir; hele ki arkasında akıtılan bir alın teri, gösterilen bir sabır varsa tadı bir başkadır. Başarı merdivenlerini adanmışlıkla, adım adım tırmanan tüm çocuklarımızın gözlerindeki o parıltı, hepimizin göğsünü kabartıyor. Ancak bu özel günde, eğitimci ve ebeveynler olarak kendimize hatırlatmamız gereken çok hayati bir kural var: Sonucu ne olursa olsun, her çocuk ödüllendirilmeyi hak eder. Çünkü her çocuk şahsına münhasırdır, biriciktir ve çok özeldir. Bir kâğıt parçasındaki rakamlar ne olursa olsun, o kâğıdı tutan ellerin ardındaki ruh, bizim en kıymetli hazinemizdir.
Bu başarı hikayesi tek kişilik bir oyun değildir; arkasında devasa, görünmez bir ordu vardır.
Bu uzun ve meşakkatli yolda, çocuklarımızın zihinlerine birer meşale yakan, onlara sadece bilgiyi değil, hayatı ve sevmeyi de öğreten kıymetli öğretmenlerimize büyük bir teşekkür borçluyuz. Onların sabrı ve mesleklerine olan adanmışlığı olmasaydı, bu merdivenler bu kadar güvenle tırmanılamazdı.
Ve elbette madalyonun diğer yüzü: Gece gündüz demeden, evlatlarının arkasında dağ gibi duran velilerimiz… Maddi ve manevi tüm imkânlarını seferber eden, çocuklarının her düşüşünde elinden tutup kaldıran, onlara güvenli bir liman olan anne ve babaların hakkı ödenemez. Sabırla sergilenen bu ebeveynlik duruşu, toplumun en güçlü harcıdır.
Eğitim, bir günde olup biten bir süreç değildir. Geleceği inşa etmek; daha aydınlık, daha güzel yarınlara ulaşmak, tıpkı bir gergef gibi ilmek ilmek işleme sanatıdır. Adım adım, emek emek verilen bu mücadele, yarının güçlü Türkiye’sini ve dünyasını kuracak olan yegane güçtür.
Okullarında sabırla ilerleyen, başarıya uzanan tüm çocuklarımızı canıgönülden tebrik ediyor; bu yolda emeğini esirgemeyen öğretmenlerimize ve velilerimize sonsuz şükranlarımı sunuyorum.
Geleceğimizi ilmek ilmek işleyen herkesin, dinlenmeyi ve huzuru sonuna kadar hak ettiği harika bir yaz tatili geçirmesi dileğiyle…




