SAAT KULESİ

Kasabanın en eski saat kulesi vardı. Kimse artık ona bakmıyordu. Ama küçük bir çocuk, her gün okuldan dönerken o kulenin önünde dururdu. Saat hep aynı şeyi yapıyordu: Tik… tak… tik… tak… Bir gün çocuk düşündü: “Bu saat neden hiç yorulmuyor?” Sonra kendi kendine cevap verdi: “Çünkü durursa, zaman da durur.” O gün çocuk bir şey fark etti. Zaman kimseyi beklemiyordu. Ertesi gün defterinin ilk sayfasına şunu yazdı:”Bugün ne yaptım?” Başta çok küçük şeyler yazdı: Bir sayfa kitap okudum. Bir soruyu pes etmeden çözdüm. Birine yardım ettim. Günler geçti. Sayfalar doldu. Ve çocuk her akşam aynı soruyu sormaya başladı: “Bugün gerçekten yaşadım mı, yoksa sadece zaman mı geçti?” Bazen cevap “hayır” oldu. Fakat o günler ona bir şey öğretti. Zaman akıp gidiyordu… Ama anlamlı olan, o zamanın içine ne koyduğuydu.. Yıllar sonra o çocuk büyüdü. Bir gün yine o eski saat kulesinin önüne geldi. Saat hâlâ çalışıyordu. Ama bu kez çocuk farklıydı. Çünkü artık biliyordu: Zamanı durduramazsın… ama onu değerli yapabilirsin. Şimdi sana bir soru: Senin bugünün, yarın hatırlamaya değer mi? Eğer değilse… Değiştirmek için hâlâ zamanın var.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir