Kara bulutların sadece gökyüzüne değil, milletin yüreğine de indiği günlerdi o günler…
1920’li yılların başları; tüm yurt işgal edilmiş, millet yorgun, çaresiz ve umutsuzdu.
İşgal altında olmak, kendi toprağında özgürce yaşayamamak Türk milletine göre değildi elbet. Her ne kadar bedenler yorgun, umutlar tükenmiş olsa da üzerine karanlık bulutların çöktüğü bu aziz milletin gönlünü yeniden birlik ve beraberlik ateşi ile harlamak gerekliydi. Yüzyıllardır hür yaşamış ataların torunları da bir şeyler yapmalıydı.
İstiklâl Şairimiz “Mehmet Âkif Ersoy” işte bu ateşi harlayan kahramanlardan biriydi. Kurtuluş Savaşı’nın bu zor günlerinde Anadolu’nun her köşesine gidiyor; camilerde, kahvelerde, köy meydanlarında halkın yüreğindeki korkuları silmek, diriliş ruhunu yeniden canlandırmak için onlarla sohbet ediyor, umutlarını yeşertiyordu. Onun kalemi, adeta çaresizlik içinde kıvranan halkın direniş ruhunu tutuşturan bir meşale gibiydi. Yazdığı kitaplar, verdiği hutbeler ile milletine rehber olmuş; Türk milletinin istiklâl ve bağımsızlık ruhunu her daim diri tutmuştur. Tüm bunların içerisinde, hiç şüphesiz en büyük eseri, Türk milletinin kalbinde ve dilinde sonsuza dek yankılanacak olan İstiklâl Marşı’dır.
Kurtuluş Savaşı’nın kazanılmasının ardından bir saniye bile boş durmamış, kurulan yeni Türkiye Cumhuriyeti’nin inşasında da aktif rol almıştır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin sağlam temeller üzerine kurulmasını amaçlayan şair; eğitim ve kültür alanındaki çalışmaları ile genç neslin millî bilinçle yetişmesine katkı sağlamıştır.
Tüm hayatını vatanına ve milletine adayan Mehmet Âkif Ersoy, vatansever bir şairdir. Vatanı, uğrunda ölünecek kadar değerli gören şairin eserleri, günümüzde dahi ışık tutmaya devam etmektedir.
“Bir yıldız, bir hilal, ilelebet istiklâl” başlığı altında, İstiklâl şairimizin bu vatan için yaptığı fedakârlıklar ve çalışmalar, gelecek nesillerin yolunu aydınlatırken eserleri Türk milletinin kalbinde sonsuza dek yaşayacaktır.
Elif Duru TETİK
YAŞ: 13
Karacabey/BURSA




