Merhaba ben Pati.
“Böyle isim mi olur?” demeyin. Hayvanlara garip isimler koymak insanların hoşuna gidiyor. Eskişehir’in Şirintepe diye şirin mi şirin bir mahallesinde, müstakil bir evin bahçesinde doğdum. Nereden mi biliyorum? Çünkü ben insanların konuşmalarını dinlemeyi çok severim. Hayvanların da meraklı olanları vardır. Bilmiyor muydunuz? Öğrendiyseniz devam edeyim.
Klasik bir kedi yavrusu için hayat nasılsa benim için de öyleydi. Üç kardeşimle gündüzleri patilemece, kör kedi, avlanmaca gibi oyunlar oynar; geceleri üşümemek için birbirimize sıkıca sarılır uyurduk. Büyümeye başlamıştık. Annemiz artık daha az ziyarete geliyordu. Bu yüzden daha az süt içebiliyorduk. Doğduğumuz evin bahçesine, yaşlı kadın bizim için yemek bırakmaya başladı. O evde olmadığında, aç kalmamak için çöpten veya evlerin kenarlarına bırakılan kedi mamalarından bulmaya çalışıyorduk. Bu mahallenin insanları kedilere yemek ayırma konusunda cömertti. Dedim ya çok şirinler gerçekten.
Annemiz yakında tamamen bizi bırakacaktı. Bunu diğer büyük kedilerden duymuştuk. Ona kızmıyorduk. Bütün anne kediler aynı şeyi yapıyordu. Ve o gün geldi, çattı. Annemiz bir gün gelmedi, ikinci gün de gelmedi… Üçüncü gün anlamıştık artık uğramayacaktı yanımıza. Kardeşlerimle kendi başımızın çaresine bakmayı öğrenmiştik. Ama yaşlı kadının hakkını yiyemem. Her sabah ve akşamüstü az ya da çok bizi beslerdi. O evde olmadığında yemek aramaya çıkıyorduk sadece.
Onun olmadığı bir gün, yiyecek ararken kayboldum. Kardeşlerime seslenmek için var gücümle miyavladım. İnsanlar zamanı “saat” ile ölçüyor. Uzun ve belirsiz zamanlara ise “saatlerce” diyorlar. Ben de sanırım saatlerce bağırdım. Sonra yavru insan sesleri gelmeye başladı. Yetişkin insanlar, yavru insanlara “çocuk” diyorlar. Bunu sevdim. Yavru kedilere de “enik” diyorlar. Bunu sevmedim. “Enik” kulak tırmalıyor… Bazen ben de insanları tırmalıyorum. Sadece bana zarar vereceklerini hissettiğimde tabii ki. O gün yavru insanları tırmaladım. Beni çok hırpaladılar. Hırpalamak kelimesini de yeni öğrendim ve hemen kullanayım dedim. “Kaba ve sert davranışlar ile zarar vermeye çalışmak” demekmiş. Yavru insanların amaçları bana zarar vermek olmayabilir ama çok acımasızdılar. Oyuncak gibi oynadılar benimle. Henüz büyümediğim için organlarım hassastı. Ellerinde tutarken karnımı çok acıttılar. Kuyruğumdan ve kulağımdan çekiştirdiler. Patilerim ağrımıştı, dinlenmeme izin vermiyorlardı. Ben de dua ettim. “Allah’ım beni bu yavru insanların elinden kurtar.” diye.
Keşke duamı daha erken etseydim. Kurtarıcım yaşlı kadın oldu yine. Hani bizi besleyen. Çocuklardan zorla aldı beni. “Çok hırpaladılar eniği, dayanamadım.” dedi evdeki yaşlı adama. “Ellerine bıraksam öldürecekler!” diye ekledi. Beyaz patiler aşkına… Ölmek için çok gençtim. Bu evde de bir yetişkin kedi, iki de yavru insan vardı. Yavru insanlar kadına “anneanne” diyorlardı. Ama eksik söylüyorlar. O süper anneanne… Karnımı doyurdu. Yumuşacık bir yere yatırdı. Saatlerce uyumuşum.
Kalktığımda yetişkin kedi ve yavru insanlar baş ucumda benim uyanmamı bekliyormuş gibi duruyorlardı. Adının Duman olduğunu öğrendiğim abi “İyi misin?” diye miyavladı. “Daha iyiyim.” dedim ama korkulu gözlerle çocuklara bakıyordum. Duman abi korktuğumu fark etmiş olacak ki “Burada güvendesin.” dedi. Başımla onayladım. Keyfim yerine gelmişti. Mırıldanmaya başladım. Çocukların çok hoşuna gitti. Süper anneanne de gelip beni kontrol etti. Sanırım beni seviyorlardı. Minnettardım.
Akşam olunca bir yetişkin kadın daha geldi. Çocuklar ona “anne” diyorlardı. Yaşlı kadın “Benim Duman’ım var o yüzden ikisine bakamam, bunu siz götürün!” dedi. Beni kurtarma hikayelerini anlattılar. Anne kadın beni nazikçe sevdi, biraz evirip çevirdi. “Erkek bir Tekir.” dedi, “Götürelim mi çocuklar ne dersiniz?”
Sevinç çığlıkları atan çocukların beni istediğini anladım. Anne kadın gülümsedi ve bana isim bulmalarını söyledi. “Pati” olsun dedi büyük olan, küçük itiraz etmedi. Yeni evime giderken, anneanneye teşekkür etmek için süründüm ve mırıldandım. Anlamış olacak ki beni kucağına alıp çocukları beni hırpalamamaları konusunda defalarca uyardı. Yola çıktık, hayatım artık insanların arasında geçecekti…




