HEM ŞEFKAT HEM OTORİTE

Evde ara sıra yaramazlıklar yapsa da annesini üzecek derecede değildi. Yaşının getirdiği ufak yaramazlıklar; ona, hayata dair bir tecrübe olarak geri dönüyordu. Nerede ne yapması gerektiğini ve kime nasıl davranması gerektiğini bu ufak yaramazlıklar sayesinde öğreniyordu. En önemlisi de sınırlarını öğreniyordu.

Kadir bugün yaramazlık sınırını biraz aşmıştı. Annesinin “Yapma!” diyerek uyardığı her şeyi ısrarla yapmaya devam etmişti. Suyla oynamayı çok seviyordu ama yerleri ıslattığında kayıp düşebileceği konusunda annesi onu defalarca uyarmıştı. Nitekim bugün annesi haklı çıktı ve Kadir’in ıslattığı yerde ablası kayıp düştü. Annesinden sağlam bir azar işiten Kadir, buna dikkat edeceğini söyleyip annesinin ve ablasının gönlünü aldı.

İkinci vukuatı boya kalemleriyle vücudunu ve mobilyaları boyaması olmuştu. Annesinin defalarca onu bu konuda uyarmasına rağmen yine yapmıştı. Annesi onu “Bir daha asla mobilyaları, ellerini, ayaklarını ve özellikle tırnaklarını boyamak yok!” diyerek bir güzel payladı. “Tamam anne. Bir daha boyamayacağım.” diyerek sözler veren Kadir bu azarlamaları çok da dikkate almamış gibi davranmaya devam etti. Annesinden “Tüllerle oynama!” uyarısını birkaç kez duymasına rağmen devam etmiş ve kornişi yerinden sökmeyi başarmıştı. Bu, bardağı taşıran son damlaydı.

Kadir ile ablası, ebeveynleri boşandığından beri annesiyle kalıyorlardı. Babasıyla da sık sık telefon görüşmeleri yapıp, fırsat buldukça vakit geçirseler bile ev içinde sürekli anneleri ile muhataplardı. Altı yaşındaydı ve babasının evde olduğu günleri hatırlamıyordu bile. Bu yüzden annesine çok düşkündü. Hem otorite hem şefkat kaynağı olmaya çalışan annelerine büyük bir sevgi ve saygı duyuyorlardı. Kadir onu üzdüğünde, kendisi daha çok üzülüyordu. Ve bugün onu gerçekten hem üzmüş hem kızdırmıştı. Kendi kendine söyleniyordu.

“Annem bana küstü. Ya benimle bir daha konuşmazsa? Hem ben ne yaptım da bu kadar kızdı ki? O olmazsa bana kim bakacak? Aç kalırım. Geceleri kim beni yanına alıp sarılarak uyutacak? Bir yerim acıdığında kim krem sürecek, yaramı saracak?”

Bu sözleri duyan annesinin kalbi yumuşadı. Ona kızarken “neden kızdığını” yeterince anlatmadığını fark etti. Hem otorite sahibi olup hem şefkatle yaklaşmak çok zordu. Ama hem anne hem baba rolünü üstlenmesi gerekiyordu. Sıcacık bir dilim kek ve bir bardak süt ile çözemeyeceği sorun yoktu. Oğlunu karşısına aldı ve dili döndüğünce onun anlayacağı şekilde konuşmaya başladı.

“Bak oğlum! Yerleri ıslatman, düşmenize ve vücudunuzda kırık veya çıkıklar oluşmasına neden olabilir. Bu yüzden seni sık sık uyarıyorum. Gördüğün gibi ablan kayıp düştü. Sen de ben de düşebilirdik. Suyla oynamayı sevdiğini biliyorum, tabi ki oynayabilirsin fakat yerleri ıslatmamaya çalış, ıslatırsan bir bez yardımı ile kurula. Böylece hepimiz güvende oluruz.

İkincisi tüllerle ısrarla oynamak istemen. Seni defalarca uyarmamın sebebi, tülleri taktığımız kornişin düşme ihtimali. Eğer düşerse ciddi yaralanmalar olabilir. Size bir zararı olmasa bile aile bütçemize ekstra bir yük getirebilir. Belki çok istediğin oyuncaklardan birini almak için bir süre beklememiz gerekebilir.

Üçüncüsü boya kalemlerinin kullanımı ile ilgili. Kâğıt dışında hiçbir yeri boyamaman gerektiğini biliyorsun. Ayrıca tırnaklarını sadece kızlar boyar. Ablandan örnek alman gereken davranışlar olduğu kadar almaman gerekenler de var. Sen erkeksin, bu şekilde boyaman doğru değil. Bu konu ile ilgili babandan yardım isteyelim. Bir de o anlatsın olur mu paşam? Tüm bu konular hakkında uyarılarımı dikkate alacağın konusunda anlaştık mı?”

“Evet anneciğim. Söz veriyorum hiçbirini yapmayacağım. Sen hatalarımı söylemeseydin ben nasıl doğruyu öğrenecektim.”

Bu koca koca sözler onun minicik yüreğinden çıkıyordu. O gece annesiyle barıştıkları için mutlu bir şekilde yatağına yattı. Kendi kendine sözler verdi. Annesini ne kadar çok sevdiğini, onun kızgın ve küsmüş olduğunda, kalbinin nasıl acıdığını hissetti.

Duygularıyla, yaşadıklarıyla, öğrendikleriyle birlikte Kadir büyümeye devam ediyordu.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir