KELİMELERİN GÜCÜ

Sevgili Çocuklar,

Hiç düşündünüz mü? Bir kelime, bir insanın yüzünü güldürebilir de kalbini kırabilir de… Söylediğimiz sözler gözle görünmez; fakat bıraktıkları iz bazen yıllarca silinmez.

Sabah okula giderken arkadaşına söylediğin “Günaydın.”, öğretmenine içten bir “Kolay gelsin öğretmenim.”, annene “Teşekkür ederim.”, babana “Seni seviyorum.” demen… Bunlar küçücük gibi görünen ama insanın içini ısıtan sihirli kelimelerdir.

Bazen öfkelendiğimiz olur. İstediğimiz bir şey gerçekleşmez, oyun sırasında tartışırız, haksızlığa uğradığımızı düşünürüz. İşte tam o anlarda ağzımızdan çıkacak sözler, nasıl bir insan olduğumuzu gösterir.

Güçlü olmak, bağırmak değildir.

Cesur olmak, kırıcı konuşmak değildir.

Kendini ifade edebilmek ise kaba sözler söylemek hiç değildir.

Gerçek güç; öfkeliyken bile güzel konuşabilmektir.

Düşünsenize… Elinizde çok sevdiğiniz rengârenk bir balon var. Ona küçük bir iğne dokunduğunda nasıl hemen sönerse, insanların kalbi de kötü sözlerle aynı şekilde incinebilir. Oysa güzel sözler, solmuş bir çiçeğe verilen su gibidir. İnsanların umutlarını yeniden yeşertir.

Ne yazık ki bazen çevremizde kötü sözler duyabiliyoruz. Sokakta, televizyonda, internette ya da oyun oynarken… Bazıları bunun komik olduğunu düşünebilir. Bazıları ise arkadaşlarına kendini güçlü göstermek için kaba konuşabilir.

Ama unutmayın; herkesin yaptığı doğru değildir.

Gerçekten örnek insanlar, konuşmalarıyla güven veren insanlardır.

Konuşurken seçtiğimiz kelimeler bizim kim olduğumuzu anlatır. İnsanlar önce kıyafetimizi görür, sonra davranışlarımızı fark eder; fakat bizi uzun yıllar hatırlatan şey çoğu zaman konuşma şeklimiz olur.

Bir arkadaşınız hata yaptığında ona “Sen zaten hiçbir şeyi beceremiyorsun.” demek yerine, “Bir daha denersen başaracağına inanıyorum.” demek çok daha güzeldir.

Kardeşiniz oyuncağınızı yanlışlıkla kırdığında bağırıp kırıcı sözler söylemek yerine, “Üzüldüm ama birlikte tamir etmeye çalışabiliriz.” diyebilmek büyük bir olgunluktur.

Bir arkadaşınız üzgün olduğunda “Boş ver.” demek yerine, “İstersen seni dinleyebilirim.” demek ona dünyanın en değerli hediyesi olabilir.

İnsanların kalbine giden yol, güzel kelimelerden geçer.

Peki güzel konuşmayı nasıl alışkanlık hâline getirebiliriz?

Önce düşünelim, sonra konuşalım.

Karşımızdaki kişinin bizim söylediğimiz sözü duyunca nasıl hissedeceğini hayal edelim.

Kızgınsak hemen cevap vermek yerine biraz sakinleşelim.

Lütfen, teşekkür ederim, özür dilerim, affeder misin, emeğine sağlık, kolay gelsin, iyi ki varsın gibi kelimeleri hayatımızdan eksik etmeyelim.

Çünkü bu kelimeler sadece nezaket değildir; aynı zamanda saygının, sevginin ve güzel bir karakterin göstergesidir.

Sevgili çocuklar,

Belki büyüdüğünüzde doktor, öğretmen, mühendis, pilot, sanatçı ya da sporcu olacaksınız. Hangi mesleği seçerseniz seçin, insanların sizi sadece başarınızla değil, güzel ahlakınız ve güzel konuşmanızla da hatırlaması en büyük mutluluk olacaktır.

Bugünden itibaren küçük bir söz verelim mi?

Hiç kimsenin kalbini kötü sözlerle incitmeyelim.

Öfkemizi küfürle değil, doğru kelimelerle anlatalım.

İnsanları kıran değil, umut veren cümleler kuralım.

Çünkü güzel konuşan insanlar, gittikleri her yere huzur taşırlar. Ve unutmayın: Dünyayı değiştirenler, çoğu zaman en yüksek sesle konuşanlar değil, en güzel sözleri söyleyenlerdir.

Sevgiyle konuşun, saygıyla dinleyin ve nezaketinizi hiçbir zaman kaybetmeyin. Çünkü güzel kelimeler, insanın kalbinde açan en güzel çiçeklerdir.

 

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir