FEDAKÂRLIĞIN ADI: ANNEM

Asel bir sabah uyandığında odasının tertemiz olduğunu fark etti. Akşam yerde bıraktığı kitaplar rafına dizilmiş, kıyafetleri katlanmıştı. Koşarak mutfağa gitti. Annesi kahvaltıyı hazırlıyordu.

“Günaydın, anneciğim.” dedi.

“Günaydın, güzel kızım.” dedi annesi gülümseyerek.

Asel elini yüzünü yıkadı ve masaya oturdu. Sıcacık ekmekler, peynir, zeytin ve çay hazırdı. Kahvaltı yaparken birden düşündü:

“Annem bunların hepsini ne zaman yapıyor?”

Çok düşünmeden okul formasını giymeye gitti.

O gün okulda öğretmeni fedakârlık konusunu işledi.

“Fedakârlık, bir insanın sevdiği kişiler için kendi rahatından vazgeçmesidir.” dedi öğretmen.

Asel düşünmeye başladı. Acaba annesi hiç fedakârlık yapıyor muydu?

Okul çıkışı eve geldiğinde annesini mutfakta gördü. Bir yandan yemek yapıyor, bir yandan çamaşırları kontrol ediyor, bir yandan da evi süpürüp siliyordu.

Asel odasına geçti. Bir süre sonra su istemek için mutfağa gittiğinde annesi hâlâ ayaktaydı. Asel annesine üzüldü ve ona yardım etti. Çöpleri attı, yerleri sildi ve ekmek aldı.

Akşam oldu. Asel çizgi film izlerken annesi sofrayı hazırladı. Yemekten sonra sofrayı toplamasına yardım etti. Daha sonra mutfağı temizlediler.

Asel uyumaya hazırlanırken annesi hâlâ iş yapıyordu. O gece ilk kez annesini dikkatle izledi.

Ertesi sabah erkenden uyandı. Salona çıktığında annesi çoktan kalkmıştı, kahvaltısı hazırdı. Asel şaşkınlıkla saate baktı.

“Anne, sen ne zaman uyandın?”

“Biraz erken kalktım, kızım.”

“Ama neden?”

“Sen rahat hazırlan diye.”

Asel bir şey söylemedi.

O gün okulda öğretmenleri bir ödev verdi. Hayatındaki fedakâr bir insanı anlatmalarını istedi. Asel hemen annesini düşündü.

Eve gelince ödevi yazmak için masasına oturdu. Fakat yazmaya başlayınca fark etti ki annesinin yaptığı şeyleri hiç düşünmemişti. Annesi hasta olduğunda bile onunla ilgileniyordu. Canı sıkkın olduğunda bile gülümsüyordu. Kendisine yeni bir şey almak yerine bazen Asel’in ihtiyaçlarını karşılıyordu. Gece geç saatlere kadar çalışıyor, sabah erkenden kalkıyordu.

Asel bunları düşündükçe duygulandı.

O akşam annesi mutfakta yemek yaparken yanına gitti.

“Anne.”

“Efendim, kızım?”

“Sen hiç yorulmuyor musun?”

Annesi gülümsedi.

“Yoruluyorum bazen.”

“O zaman neden bütün bunları yapıyorsun?”

Annesi Asel’in saçlarını okşadı.

“Çünkü seni çok seviyorum.”

Asel’in gözleri doldu. O an annesinin yaptığı her şeyin sevgiden kaynaklandığını anladı.

Ertesi gün ödevini sınıfta okudu. Öğretmeni ve arkadaşları onu dikkatle dinledi. Ödevinin sonunda şöyle dedi:

“Ben annemin yaptığı fedakârlıkları uzun süre fark etmedim. Ama şimdi anlıyorum ki anneler bazen kendi yorgunluklarını unutup çocuklarının mutlu olması için uğraşırlar. Bu yüzden anneme teşekkür ediyorum.”

Öğretmeni onu alkışladı.

Asel o gün eve döndüğünde annesine sıkıca sarıldı.

“Seni çok seviyorum, anne.”

“Ben de seni seviyorum, kızım.”

O günden sonra Asel annesine yardım etmeye başladı. Odasını topluyor, masasını düzenliyor ve bazı işlerde annesine destek oluyordu. Çünkü artık biliyordu ki en büyük sevgi, bizim için yorulan ve fedakârlık yapan insanların kıymetini bilmekti.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir