MİNİK ELLERE BÜYÜK DÜNYALAR

Siz hiç bebeklerin oyuncaklarla ilk tanışmasını izlediniz mi? İnsanın içini tarifsiz bir huzur ve mutluluk kaplıyor. O minicik ellerin bir çıngırağı tutmaya çalışması, oyuncağı uzun uzun izlemesi ya da çıkan sesin onu heyecanlandırması…

İşte bütün bunlar sadece “oyun” değildir aslında. Çünkü oyuncaklar, bir bebeğin dünyayı tanımasını sağlayan ilk yoldur.

0-1 yaş dönemi, bebeğin gelişiminin en hızlı ilerlediği ve en önemli dönemdir. Bu aylarda bebekler hem çevreyi hem de duyularını keşfetmeye başlar. Bu yüzden alınan oyuncakların sadece eğlence amaçlı olmasından çok, güvenli ve öğretici olması daha faydalıdır.

Mesela gözünüzde yeni doğan bir bebek canlandırın. İlk aylarda dünyayı daha çok sesler ve kontrast renklerle anlamaya çalışır. Bu nedenle siyah-beyaz desenli kartlar, yumuşak çıngıraklar ve hafif düzeyde ses çıkaran oyuncaklar onlar için oldukça dikkat çekici olacaktır. Bebeklerimiz dünyayı önce görerek, arkasından duyarak öğrenirler.

3-6 ay dönemine gelindiğinde artık bebeklerimiz ellerini daha çok hareket ettirmeye başlamıştır bile. Eline geçen her şeyi tutmak, sallamak ve ağızlarına götürmek onlar için vazgeçilmez hareketlerdir. İşte bu dönemde oyuncak seçerken en çok bu faktöre dikkat etmek gerekir. Oyuncakların keskin kenarlarının olmaması, kolay kırılmaması ve küçük parçalar içermemesi son derece önemlidir. Çünkü bu yaş grubundaki bebekler dünyayı ağız yoluyla keşfetmeye başlamıştır.

Birçok anne-baba için oyuncakların dikkat çekmesi, çok renkli olması yeterlidir. Ama bazen en faydalı oyuncaklar en sade olanlardır. Yumuşak dokulu kitaplar, diş kaşıyıcıları ve üst üste dizilen halkalar; bebeğin hem duyularını hem de el-kol becerilerini geliştirmede yeterli olabilir.

6-9 ay döneminde ise bebeklerimiz artık son derece hareketlidir. Yuvarlanan bir topun peşinden gidebilirler, düşen oyuncağı almaya çalışabilirler, ses çıkaran nesneleri taklit edebilirler. Bu aylarda neden-sonuç ilişkisini anlamaya çalışırlar. Düğmeye basınca ses çıkaran oyuncaklar ya da hareket eden oyuncaklar son derece dikkat çekicidir onlar için.

9-12 ayda ise merak daha da büyümeye başlar. Kutuların içine oyuncakları koyup saklamak, blokları üst üste koymaya çalışmak, müzikli oyuncaklarda ritim tutup dans etmek onların en sevdikleri oyunlardır. Özellikle büyük parçalı yapbozlar ve yumuşak dokudaki bloklarla bebekleriniz oldukça eğleneceklerdir.

Ama tüm bu oyuncaklara rağmen bebeklerimizin en sevdiği oyuncak; çoğu zaman annesinin sakinleştirici sesi, babasının içten gülüşü ve birlikte geçirilen keyifli zamanlardır.

Bazen biz aileler çocuklarımıza pahalı oyuncaklar almak isteriz. Oysa bebeğimizin ihtiyacı oyuncak değil, içten bir ilgidir. Birlikte oynanan bir “ce-ee” oyunu bile onlar için büyük bir oyundur, büyük bir neşe kaynağıdır.

Belki de en önemlisi, oyuncakların bebekler için sadece susturucu birer eşya değil; onun öğrenme arkadaşı olduğunu unutmamamız gerektiğidir.

Bebeğin dünyasında her ses bir keşif, her renk yeni bir merak, her oyun ise hayatı öğreten bir adımdır.

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir