Altın para şıkır şıkır, sandık dolu tıkır tıkır; zümrüt parlar ışıl ışıl, yakut güler pırıl pırıl…
Bir zamanlar küçük bir kasabada Liam ve Peter adında iki genç yaşarmış. İkisinin de maddi durumu çok kötüymüş; neredeyse yiyecek bir parça kuru ekmekleri bile yokmuş. Bir gün kasabalarının yakınındaki büyük bir ormanın derinliklerinde gizemli bir mağara olduğunu duymuşlar. Rivayete göre bu mağaranın içinde birbirinden değerli mücevherler varmış; ancak mağarayı devasa bir ejderha koruyormuş.
Liam ve Peter, bu mağarayı bulurlarsa bir daha yoksulluk çekmeyeceklerini hayal ederek hemen yola çıkmışlar. Günlerce süren arayışın ardından, tam yedinci günün sonunda mağarayı bulmuşlar. Ancak o an Liam’ın aklına kötü bir düşünce gelmiş; hazineyi Peter ile paylaşmak istememiş. Hemen bir plan yaparak, “Peter, bugün çok geç oldu; yarın hazırlıklı bir şekilde gelelim,” demiş. Peter’ı kandırarak dere kenarına götürmüş ve aniden onu suya itmiş ve hızla mağaraya doğru koşmaya başlamış.
Liam cesurca ejderhayla savaşmaya başlamış ama tek başına gücü yetmiyormuş. Tam o sırada Peter, ıslak ve yorgun olmasına rağmen arkadaşını yalnız bırakmamış ve yardıma gelmiş. İki arkadaşın birleşen gücü sayesinde ejderhayı yenmeyi başarmışlar. Liam, yaptığı hatanın ne kadar kötü olduğunu anlayarak başını öne eğmiş. Gözleri dolu dolu, “Çok büyük bir hata yaptım, lütfen beni affeder misin?” diye sormuş. Peter bir süre sessiz kaldıktan sonra Liam’ın özrünü kabul etmiş; böylece dostlukları kurtulmuş.
Beraber mağaradan içeri girdiklerinde gördükleri manzara onları hayrete düşürmüş. İçerisi paha biçilemez mücevherlerle doluymuş. İkisi de sadece ihtiyaçları kadar olanı alıp kasabalarına dönmüşler ve bir daha hiç yoksulluk çekmemişler.
Altın para şıkır şıkır, sandık dolu tıkır tıkır; zümrüt parlar ışıl ışıl, yakut güler pırıl pırıl…
Büşra DEMİR
YAŞ: 11
DİYARBAKIR





Arkadaşlık, ihanet ve pişmanlık duygularıyla bezenmiş harika bir macera . Eline sağlık