Hiç çok kızdığın bir an oldu mu?
Bir arkadaşının söylediği bir söz canını sıktı…
Kardeşin eşyana dokundu…
Bir oyunda istediğin gibi gitmeyen bir şey oldu…
Belki de bir yetişkin seni anlamadı.
O anda yüzün ısındı, kalbin hızlı hızlı çarpmaya başladı. İçinden bağırmak, kapıyı sertçe kapatmak ya da hemen cevap vermek geldi.
İşte buna öfke diyoruz.
Ama biliyor musun?
Öfkelenmek kötü bir şey değildir.
Hepimiz zaman zaman kızabiliriz. Önemli olan öfkelendiğimizde ne yaptığımızdır.
Çünkü öfke, bazen bize bir şey anlatmaya çalışan küçük bir haberci gibidir.
“Bir şey hoşuma gitmedi.”
“Bana haksızlık yapıldığını düşünüyorum.”
“Biraz dinlenmeye ihtiyacım var.”
“Beni dinlemelerini istiyorum.”
Öfkemizi fark ettiğimizde ilk yapmamız gereken şey hemen harekete geçmek değil, bir an durmaktır.
Mesela çok kızdığında içinden yavaşça sayabilirsin:
Bir… iki… üç…
Sonra derin bir nefes al.
Burnundan nefes alırken içinden “Sakinleşiyorum.” de.
Yavaşça nefesini verirken “Şimdi daha iyi düşünebilirim.” diye düşün.
Birkaç kez bunu yaptığında bedeninin de zihninin de biraz sakinleştiğini fark edebilirsin.
Sonra kendine şu soruyu sor:
“Ben neden kızdım?”
Belki arkadaşının davranışı seni üzmüştür.
Belki yorulmuşsundur.
Belki istediğin bir şey gerçekleşmemiştir.
Belki de öfkeden önce gelen asıl duygu; kırgınlık, üzüntü veya hayal kırıklığıdır.
Duygularımızı tanımak, onları yönetmenin ilk adımıdır.
Unutma, öfkelenmek seni kötü bir çocuk yapmaz.
Ama öfkelendiğinde bir başkasını kırmak, bağırmak veya zarar vermek yerine duygunu anlatmayı seçebilirsin.
“Bunu yaptığında üzüldüm.”
“Şu anda çok kızgınım, biraz sakinleşmek istiyorum.”
“Benim de konuşmama izin verir misin?”
“Bu davranışından hoşlanmadım.”
Bunları söylemek, bağırmaktan çok daha güçlüdür.
Çünkü gerçek güç, hiç öfkelenmemek değildir.
Gerçek güç, öfkelendiğinde kendini yönetebilmektir.
Bir gün çok kızdığında kendine şunu hatırlat:
Dur.
Nefes al.
Düşün.
Sonra konuş.
Çünkü öfke bir dalga gibidir.
Bir anda yükselir.
Ama hiçbir dalga sonsuza kadar sürmez.
Sen biraz beklersen, nefes alırsan ve kendine zaman verirsen o büyük dalga yavaş yavaş küçülür.
Ve geriye, ne yapacağını daha iyi bilen sakin bir sen kalır.
Belki de bugün kendine küçük bir söz verebilirsin:
“Kızabilirim ama öfkemi yönetmeyi öğrenebilirim.”
Çünkü sen duygularından ibaret değilsin.
Sen duygularını tanımayı, anlamayı ve yönetmeyi öğrenen bir çocuksun.
Ve bu, büyürken öğrenebileceğin en güzel güçlerden biridir.





